Genel bakış
Tüp mide ameliyatında, midenin dış kıvrımı (büyük kurvatur) boyunca uzanan bölümü özel kesip-kapatma cihazlarıyla (stapler) çıkarılır. Geriye kalan mide, yemek borusundan on iki parmak bağırsağına uzanan dar ve uzun bir tüp biçimini alır. Mide çıkışı (pilor) ve bağırsakların yapısı korunur; besinler normal yollarını izler.
Yöntemin etkisi yalnızca mide hacminin küçülmesiyle açıklanmaz. Midenin çıkarılan üst bölümü iştahla ilişkili bazı hormonların üretildiği bölgedir; ameliyat sonrasında tokluk ve açlık hissinde değişiklikler görülebilir. Bu nedenle tüp mide, kısıtlayıcı ve hormonal etkileri olan bir yöntem olarak tanımlanır.
Nasıl uygulanır?
Ameliyat genel anestezi altında, karın duvarında açılan birkaç küçük kesiden kamera ve ince cerrahi aletlerle yapılır. Midenin iç kıvrımı boyunca yerleştirilen bir kalibrasyon tüpü, bırakılacak midenin genişliğine rehberlik eder. Mide bu tüp boyunca stapler ile kesilip kapatılır ve ayrılan bölüm karın dışına alınır.
Ameliyatın temel adımları
- Anestezi ve hazırlık
Genel anestezi uygulanır; karın boşluğu kamera ile görüntülenecek şekilde hazırlanır.
- Kalibrasyon
Midenin içine yerleştirilen tüp, yeni midenin çapını belirlemeye yardımcı olur.
- Midenin şekillendirilmesi
Mide dış kıvrım boyunca stapler ile kesilip kapatılır; ayrılan bölüm çıkarılır.
- Kontroller
Zımba hattında kanama ve kaçak açısından kontroller yapılır.
Ameliyatın süresi; kişinin vücut yapısına, daha önce geçirilmiş karın ameliyatlarına ve ameliyat sırasında karşılaşılan duruma göre değişir. Bu nedenle herkes için geçerli sabit bir süre verilemez.
Kimlerde değerlendirilebilir?
Türkiye'de obezite ve metabolik cerrahiye uygunluk, Sağlık Bakanlığı'nın Obezite ve Metabolik Cerrahi Klinik Protokolü (2026) esas alınarak, çok disiplinli bir sağlık kurulu değerlendirmesiyle belirlenir. Protokole göre yaşam tarzı değişikliği ve diğer yöntemlerle yeterli sonuç alınamayan yetişkinlerde şu durumlar değerlendirmeye alınır:
| Vücut kitle indeksi (VKİ) | Değerlendirmeye alınan durum |
|---|---|
| 40 kg/m² ve üzeri | Obezite cerrahisi için değerlendirilebilir. |
| 35–39,9 kg/m² | Obeziteyle ilişkili hastalıklar bulunması (Edmonton evre 2 ve üzeri). |
| 30–34,9 kg/m² | Başka yöntemlerle kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet veya Edmonton evre 3 ve üzeri durum. |
| 30 kg/m² altı | Bariatrik-metabolik cerrahi uygulanmaz. |
Tabloyu yana kaydırarak inceleyebilirsiniz.
Kaynak: T.C. Sağlık Bakanlığı, Obezite ve Metabolik Cerrahi Klinik Protokolü – Revizyon 01, Nisan 2026. Edmonton evrelemesi, obezitenin sağlık üzerindeki etkisini sınıflayan klinik bir ölçektir.
Uluslararası kılavuzlar (ASMBS/IFSO, 2022) da benzer biçimde VKİ'nin tek başına yeterli olmadığını, eşlik eden hastalıkların ve kişinin genel sağlık durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tüp midenin size uygun olup olmadığı yalnızca kişisel bir hekim değerlendirmesiyle anlaşılabilir.
VKİ (BMI) HesaplamaVücut kitle indeksinizi hesaplayın — sonucun tek başına ameliyat kararı olmadığını unutmayın.Kimlerde uygun olmayabilir?
Aşağıdaki durumlar ameliyatın ertelenmesini, farklı bir yöntemin tercih edilmesini veya cerrahinin uygun olmamasını gerektirebilir. Çoğu, tedavi edildiğinde yeniden değerlendirilebilen göreceli durumlardır:
- Genel anesteziyi güvenli kılmayan kalp-akciğer hastalıkları
- Düzeltilemeyen pıhtılaşma bozuklukları
- Tedavi edilmemiş majör depresyon, psikoz veya yeme bozukluğu
- Aktif alkol ya da madde bağımlılığı
- Ameliyat sonrası ömür boyu vitamin desteği ve takibe uyum sağlanamaması
- Gebelik ya da yakın dönemde gebelik planı (genellikle 12–18 ay beklenmesi önerilir)
- Belirgin reflü hastalığı veya Barrett özofagusu — tüp mide yerine başka yöntemlerin değerlendirilmesini gerektirebilir
Değerlendirme süreci
Ameliyat kararı tek bir muayeneyle verilmez. Değerlendirme süreci genellikle şu başlıkları kapsar:
- Ayrıntılı öykü ve fizik muayene; daha önce denenmiş kilo verme yöntemlerinin gözden geçirilmesi
- Kan tetkikleri (şeker, lipitler, tiroid, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, vitamin ve mineral düzeyleri)
- Üst sindirim sistemi endoskopisi — reflü, gastrit, fıtık ve diğer bulguların değerlendirilmesi için
- Karın ultrasonografisi ve gerekli durumlarda ek görüntüleme
- Kalp, akciğer ve anestezi değerlendirmesi; gerekirse uyku apnesi araştırması
- Beslenme değerlendirmesi ve psikolojik değerlendirme
- Sağlık kurulu raporu (Türkiye'de mevzuat gereği)
Ameliyat öncesi hazırlık
Hazırlık dönemi, ameliyatın güvenliğini artırmayı ve ameliyat sonrası döneme alışmayı hedefler. Ekibiniz size özel bir plan hazırlar; sık karşılaşılan başlıklar şunlardır:
- Sigara: Ameliyat öncesinde bırakılması, yara iyileşmesi ve ülser riski açısından önemlidir.
- Ameliyat öncesi beslenme: Bazı hastalarda karaciğer hacmini azaltmak amacıyla kısa süreli, düşük kalorili bir beslenme programı önerilebilir.
- İlaçlar: Kan sulandırıcılar, diyabet ilaçları ve bazı kilo verme ilaçları için ameliyat öncesi düzenleme gerekebilir.
- Beklentiler: Ameliyatın bir başlangıç olduğu, kalıcı beslenme ve yaşam alışkanlıklarının sonucu belirlediği konuşulur.
Ameliyat ve hastane süreci
Ameliyat sonrasında genellikle aynı gün yürümeye başlanması önerilir; bu, pıhtı ve akciğer komplikasyonlarını önlemeye yardımcı olur. Ağrı kontrolü, sıvı alımının başlaması ve kontrol tetkikleri hastane sürecinin temel parçalarıdır.
Hastanede kalış süresi; yapılan işlem, iyileşmenin seyri ve eşlik eden hastalıklara göre kişiden kişiye değişir. Taburculuk kararı, sıvıların sorunsuz alınabildiği ve genel durumun uygun olduğu değerlendirildiğinde verilir.
Beslenme
Ameliyat sonrası beslenme, midenin iyileşmesine izin verecek şekilde kademeli ilerler: berrak sıvılar, protein ağırlıklı sıvılar, püre kıvamı, yumuşak gıdalar ve ardından düzenli beslenme. Her aşamanın süresi ekibinizin önerisine göre belirlenir.
Ayrıntılı bilgi için tüp mide sonrası beslenme rehberine göz atabilirsiniz.
Fiziksel aktivite
İlk günlerde kısa yürüyüşlerle başlanır; yük kaldırma ve yoğun egzersizler ekibinizin önerdiği süre boyunca ertelenir. Uzun dönemde düzenli fiziksel aktivite, kas kütlesinin korunmasına ve kilo yönetimine katkı sağlar. Egzersiz planınızı, iyileşme durumunuza göre hekiminiz ve fizyoterapistinizle birlikte oluşturun.
Vitamin ve mineral takibi
Tüp mide sonrasında yenen miktar azaldığı ve mide asidi değiştiği için bazı vitamin ve minerallerin eksikliği gelişebilir. Uluslararası beslenme kılavuzları (ASMBS 2016, AACE/TOS/ASMBS 2019) bariatrik cerrahi sonrası ömür boyu destek ve düzenli kan tetkiki önerir.
| Destek | Neden önemli? |
|---|---|
| Multivitamin–mineral | Genel eksikliklerin önlenmesi |
| B12 vitamini | Sinir sistemi ve kan yapımı |
| Kalsiyum (tercihen sitrat) ve D vitamini | Kemik sağlığı |
| Demir | Kansızlığın önlenmesi, özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda |
| Folik asit ve tiamin (B1) | Özellikle kusmanın sürdüğü dönemlerde tiamin eksikliğinin önlenmesi |
Tabloyu yana kaydırarak inceleyebilirsiniz.
Kaynaklar: Parrott J, et al. SOARD 2017; Mechanick JI, et al. SOARD 2020.
Olası riskler
Her cerrahi girişimde olduğu gibi tüp midenin de riskleri vardır. Risklerin bilinmesi, erken belirtilerin fark edilmesini ve doğru kararın verilmesini kolaylaştırır.
- Erken dönem: Zımba hattında kaçak, kanama, pıhtı (tromboz), yara enfeksiyonu, anesteziye bağlı sorunlar.
- Reflü: Ameliyat sonrasında reflü yeni ortaya çıkabilir veya var olan reflü artabilir.
- Darlık: Nadiren tüp midenin bir bölümünde daralma ve buna bağlı yutma güçlüğü gelişebilir.
- Beslenme eksiklikleri: Takip ve destek düzenli sürdürülmezse vitamin–mineral eksiklikleri görülebilir.
- Tekrar kilo alımı: Uzun dönemde kilonun bir kısmının geri alınması mümkündür; beslenme, hareket ve takip belirleyicidir.
Uzun dönemli randomize çalışmalar, tüp midenin reflü ve ileride başka bir yönteme dönüştürülme ihtimali açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini gösterir. Örneğin Finlandiya'da yürütülen SLEEVEPASS çalışmasının 10 yıllık sonuçlarında endoskopik özofajit, tüp mide grubunda gastrik bypass grubuna göre daha sık saptanmıştır; İsviçre'deki SM-BOSS çalışmasında ise uzun dönemde tüp mide grubunda başka bir yönteme dönüştürme (çoğunlukla yetersiz kilo kaybı veya reflü nedeniyle) daha sık gerekmiştir. Bu sonuçlar belirli hasta gruplarına aittir ve herkes için bireysel risk anlamına gelmez.
Ameliyat sonrası dönemde şiddetli veya giderek artan karın ağrısı, ateş, hızlı kalp atımı, nefes darlığı, sıvıları tutamama ya da kanlı kusma gibi belirtilerde vakit kaybetmeden ekibinize veya en yakın acil servise (112) başvurun.
Reflü ve tüp mide
Reflü, tüp mide kararında en çok dikkat edilen konulardan biridir. Ameliyat öncesinde reflü yakınmaları sorgulanır ve endoskopiyle değerlendirilir. Belirgin reflü, büyük hiatus fıtığı veya Barrett özofagusu saptanan kişilerde gastrik bypass gibi farklı yöntemler gündeme gelebilir.
Ameliyat sonrasında reflü gelişirse çoğu zaman beslenme düzenlemesi ve ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabilir. Tedaviye yanıt vermeyen durumlarda revizyon seçenekleri değerlendirilebilir. Ayrıntılar: tüp mide ve reflü, tüp mide sonrası revizyon.
Kilo yönetimi ve uzun dönem takip
Ameliyat sonrası kilo kaybı; başlangıç kilosu, beslenme, fiziksel aktivite, metabolik durum ve takibe katılım gibi birçok etkene bağlıdır. Bu nedenle "kaç ayda kaç kilo" sorusunun herkes için geçerli bir yanıtı yoktur. Güncel literatür, ilerlemeyi başlangıç kilosuna göre toplam kilo kaybı yüzdesi (%TWL) ile değerlendirmeyi önerir.
Bariatrik Kilo Kaybı (%TWL)Ameliyat öncesi ve güncel kilonuzla %TWL ve %EWL değerlerini hesaplayın.Uzun dönem takip; kilo, beslenme, vitamin–mineral düzeyleri, eşlik eden hastalıklar ve gerektiğinde endoskopik kontrolleri kapsar. Tekrar kilo alımı fark edildiğinde erken başvuru, cerrahi dışı seçeneklerin de değerlendirilebilmesini sağlar. Bkz. tekrar kilo alımı.
Tüp mide hakkında kişisel değerlendirme
Ameliyatın size uygun olup olmadığı; sağlık durumunuz, reflü öykünüz ve beklentileriniz birlikte ele alınarak değerlendirilir.
Kaynaklar
- T.C. Sağlık Bakanlığı. Obezite ve Metabolik Cerrahi Klinik Protokolü – Revizyon 01 (Nisan 2026) (2026). Resmi kurum · Erişim: 25 Eylül 2026
- Eisenberg D, Shikora SA, Aarts E, et al. 2022 ASMBS and IFSO: Indications for Metabolic and Bariatric Surgery. Surg Obes Relat Dis 2022;18(12):1345–1356 (2022). DOI: 10.1016/j.soard.2022.08.013. PMID: 36280539. Kılavuz · Erişim: 25 Eylül 2026
- Salminen P, et al. Effect of Laparoscopic Sleeve Gastrectomy vs Roux-en-Y Gastric Bypass on Weight Loss, Comorbidities, and Reflux at 10 Years (SLEEVEPASS). JAMA Surg 2022;157(8):656–666 (2022). DOI: 10.1001/jamasurg.2022.2229. PMID: 35731535. Bilimsel yayın · Erişim: 25 Eylül 2026
- Kraljevic M, et al. Long-term outcomes of laparoscopic Roux-en-Y gastric bypass vs sleeve gastrectomy (SM-BOSS). JAMA Surg 2025;160(4):369–377 (2025). DOI: 10.1001/jamasurg.2024.7052. PMID: 39969869. Bilimsel yayın · Erişim: 25 Eylül 2026
- Parrott J, et al. ASMBS Integrated Health Nutritional Guidelines for the Surgical Weight Loss Patient 2016 Update: Micronutrients. Surg Obes Relat Dis 2017;13(5):727–741 (2017). DOI: 10.1016/j.soard.2016.12.018. PMID: 28392254. Kılavuz · Erişim: 25 Eylül 2026
- Mechanick JI, et al. Clinical Practice Guidelines for the Perioperative Nutrition, Metabolic, and Nonsurgical Support of Patients Undergoing Bariatric Procedures – 2019 Update. Surg Obes Relat Dis 2020;16(2):175–247 (2020). DOI: 10.1016/j.soard.2019.10.025. PMID: 31917200. Kılavuz · Erişim: 25 Eylül 2026
- Brown WA, et al. IFSO Position Statement on the Role of Esophago-Gastro-Duodenal Endoscopy Prior to and after Bariatric and Metabolic Surgery Procedures. Obes Surg 2020;30(8):3135–3153 (2020). DOI: 10.1007/s11695-020-04720-z. PMID: 32472360. Kılavuz · Erişim: 25 Eylül 2026
Op. Dr. Ersun Topal anlatıyor
Obezite Cerrahisi
Obezite Cerrahisini Hangi Hekimle, Hangi Hastanede ve Hangi Malzemeyle Olmalıyım?
3 Ekim 2024
Sık sorulan sorular
Hangi obezite ameliyatının bana uygun olduğuna nasıl karar verilir?
Yöntem seçiminde vücut kitle indeksi, reflü öyküsü, tip 2 diyabet gibi eşlik eden hastalıklar, beslenme alışkanlıkları, daha önce geçirilen karın ameliyatları ve uzun dönem takibe uyum birlikte değerlendirilir. Her yöntemin kendine özgü etkileri ve riskleri vardır; herkes için tek bir doğru yöntem yoktur. Seçenekler; muayene, tetkikler ve sağlık kurulu süreci sonunda hekiminizle birlikte konuşulur.
Ayrıntılı bilgiObezite ameliyatının riskleri nelerdir?
Her cerrahi girişimde olduğu gibi kanama, zımba hattında kaçak, pıhtı, enfeksiyon ve anesteziye bağlı sorunlar gibi erken dönem riskler vardır. Uzun dönemde vitamin–mineral eksiklikleri, reflü, darlık, bypass yöntemlerinde ülser veya iç fıtık ve tekrar kilo alımı görülebilir; riskler uygulanan yönteme göre değişir. Size özgü riskler ameliyat öncesinde ayrıntılı olarak konuşulur; düzenli takip, olası sorunların erken fark edilmesine yardımcı olur.
Ayrıntılı bilgiTüp mide sonrası tekrar kilo alınır mı?
Uzun dönemde kaybedilen kilonun bir kısmının geri alınması mümkündür; bu durum beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite, metabolik etkenler ve takibe katılımla yakından ilişkilidir. Kilo artışı erken fark edildiğinde beslenme desteği, ilaç tedavisi ve gerekirse revizyon gibi seçenekler zamanında değerlendirilebilir. Ayrıntılar için tekrar kilo alımı sayfasına göz atabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgiTüp mide sonrası mide tekrar büyür mü?
Midenin çıkarılan bölümü yerine gelmez; bu nedenle tüp mide ameliyat öncesindeki hacmine dönmez. Bununla birlikte zaman içinde yenebilen porsiyonların bir miktar artması beklenebilir ve tekrar kilo alımında genellikle beslenme düzeni, sık atıştırma, kalorili içecekler, hareket düzeyi ve metabolik etkenler birlikte rol oynar. Porsiyonlarınızda belirgin artış veya kilo alımı fark ederseniz ekibinizle görüşmeniz önerilir.
Ayrıntılı bilgiTüp mide ameliyatı reflü yapar mı?
Tüp mide sonrasında reflü yeni ortaya çıkabilir veya var olan reflü artabilir; bu nedenle ameliyat öncesinde reflü yakınmaları sorgulanır ve endoskopiyle değerlendirilir. Finlandiya'da yürütülen SLEEVEPASS çalışmasının 10 yıllık sonuçlarında endoskopik özofajit, tüp mide grubunda gastrik bypass grubuna göre daha sık saptanmıştır. Belirgin reflüsü olan kişilerde farklı yöntemler gündeme gelebilir; ayrıntılar için tüp mide ve reflü sayfasına bakabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgiTüp mide ameliyatı geri döndürülebilir mi?
Hayır. Tüp mide ameliyatında midenin büyük kısmı çıkarıldığı için işlem geri döndürülemez; karar bu bilinerek verilmelidir. Tedaviye yanıt vermeyen reflü veya yetersiz kilo kaybı gibi durumlarda tüp mide, seçilmiş hastalarda gastrik bypass gibi başka bir yönteme dönüştürülebilir. Ayrıntılar: tüp mide sonrası revizyon.
Ayrıntılı bilgiTüp mide ameliyatıyla ne kadar kilo verilir?
Kilo kaybı; başlangıç kilosu, beslenme, fiziksel aktivite, metabolik durum ve takibe katılım gibi birçok etkene bağlıdır, bu yüzden "kaç ayda kaç kilo" sorusunun herkes için geçerli bir yanıtı yoktur. Güncel literatür, ilerlemeyi başlangıç kilosuna göre toplam kilo kaybı yüzdesi (%TWL) ile değerlendirmeyi önerir. Kendi değerlerinizi bariatrik kilo kaybı hesaplama aracıyla görebilir, yorumunu ekibinizle birlikte yapabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgiTüp mide sonrası bulantı ve kusma normal mi?
İlk haftalarda bulantı sık görülebilir; sıvıları küçük yudumlarla almak, yavaş yemek ve beslenme aşamalarına uymak çoğu zaman yardımcı olur. Sıvıları tutamama, sürekli kusma, karın ağrısı veya ateş ise değerlendirme gerektirir; uzun süren kusma, tiamin (B1 vitamini) eksikliği riskini de artırır. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden ekibinize veya en yakın acil servise (112) başvurun.
Ayrıntılı bilgiTüp mide kimler için uygun olmayabilir?
Belirgin reflü hastalığı, büyük hiatus fıtığı veya Barrett özofagusu olan kişilerde tüp mide yerine gastrik bypass gibi farklı yöntemler değerlendirilebilir. Genel anesteziyi güvensiz kılan hastalıklar, tedavi edilmemiş ciddi psikiyatrik durumlar, aktif bağımlılık ve ömür boyu vitamin desteğine uyum sağlanamaması da ameliyatın ertelenmesini veya yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Son karar, kişisel değerlendirme ve sağlık kurulu sürecinde verilir.
Ayrıntılı bilgiTüp mide ile gastrik bypass arasındaki fark nedir?
Tüp midede midenin büyük kısmı çıkarılır ve bağırsaklarda değişiklik yapılmaz. Gastrik bypassta ise mideden küçük bir cep oluşturulup ince bağırsağa bağlanır; midenin geri kalanı, on iki parmak bağırsağı ve ince bağırsağın ilk bölümü besinlerin geçiş yolunun dışında kalır. Reflü, tip 2 diyabet ve beslenme alışkanlıkları gibi etkenler seçimde önemlidir; hangi yöntemin uygun olduğu kişisel değerlendirmeyle belirlenir.
Ayrıntılı bilgiMetabolik cerrahide hangi yöntemler kullanılır?
Tip 2 diyabeti olan hastalarda en sık değerlendirilen yöntemler tüp mide ve gastrik bypasstır; bazı durumlarda mini gastrik bypass veya SADI-S gibi yöntemler de gündeme gelebilir. Seçim; diyabetin süresi, kullanılan ilaçlar, reflü öyküsü ve beslenme takibine uyum gibi etkenlere göre yapılır. Transit bipartisyon gibi "sleeve plus" yöntemleri IFSO araştırma aşamasındaki işlemler arasında sınıflar; Sağlık Bakanlığı protokolü (2026) de bu yöntemlerin rutin klinik uygulamada kullanılmaması gerektiğini belirtir.
Ayrıntılı bilgiTüp mide sonrası reflü geçmezse ne yapılır?
Tüp mide sonrası reflü çoğu zaman beslenme düzenlemesi ve ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabilir. Tedaviye yanıt vermeyen reflüde endoskopi ve gerekli diğer tetkiklerle durum değerlendirilir; seçilmiş hastalarda tüp midenin gastrik bypassa dönüştürülmesi gündeme gelebilir. Bu karar reflünün şiddeti, endoskopi bulguları ve genel sağlık durumu birlikte ele alınarak verilir.
Ayrıntılı bilgiAmeliyattan sonra beslenme hangi aşamalarla ilerler?
Beslenme, midenin iyileşmesine izin verecek şekilde kademeli ilerler: berrak sıvılar, protein ağırlıklı sıvılar, püre kıvamındaki gıdalar, yumuşak gıdalar ve ardından düzenli beslenme. Her aşamanın süresi uygulanan ameliyata ve iyileşmenize göre ekibiniz tarafından belirlenir. Ayrıntılar için tüp mide sonrası beslenme ve gastrik bypass sonrası beslenme rehberlerine göz atabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgiİlgili sağlık yazıları
Obezite Tedavisinde İlaçlar ve Cerrahi: Farklı Yaklaşımlar
Obezite tedavisinde ilaçlar ve cerrahi birbirinin rakibi değil, farklı durumlarda ve bazen birlikte kullanılan yaklaşımlardır. Genel çerçeve…Obezite Ameliyatı Sonrası Protein: Neden Önemli?
Obezite ameliyatı sonrasında yeterli protein almak; yara iyileşmesi, kas kütlesinin korunması ve genel sağlık için önemlidir. Protein kaynakları…Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve Obezite
PKOS, üreme çağındaki kadınlarda sık görülen hormonal ve metabolik bir durumdur ve obeziteyle yakından ilişkilidir. Tanı, metabolik riskler, yaşam…Bursa'da Obezite Cerrahisi Süreci: İlk Görüşmeden Uzun Dönem Takibe
Bursa'da obezite cerrahisi süreci adım adım: ilk görüşme, tetkikler ve uzman değerlendirmeleri, sağlık kurulu, ameliyat, taburculuk ve ömür boyu…
Diğer yöntemler
Yöntemler "hangisi daha iyi" sorusuyla değil; kişinin sağlık durumu, önceki tedavileri ve klinik değerlendirmeyle ele alınır.
SADI-S Ameliyatı
Tüp mideye, on iki parmak bağırsağının ince bağırsağın son bölümüne tek bağlantıyla birleştirildiği bir bypass'ın…
Yöntemi inceleGastrik Bypass Ameliyatı
Midenin üst kısmından küçük bir mide cebi oluşturulup ince bağırsağa bağlandığı; hem yenebilen miktarı sınırlayan hem…
Yöntemi inceleDuodenal Switch
Tüp mide ile ince bağırsağın kapsamlı biçimde yeniden düzenlendiği, standart obezite ameliyatları içinde emilimi en…
Yöntemi inceleMini Gastrik Bypass
Midenin üst bölümünden oluşturulan uzun ve dar bir mide tüpünün ince bağırsağa tek bir bağlantıyla birleştirildiği…
Yöntemi incele

